İstanbul’un yüzde 20’si, gelirin yarısını alıyor

Ekonomi

İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteklediği, İÜ İktisat Fakültesi’nin yürüttüğü Mahallem İstanbul Projesi, İstanbul’da gelir dağılımına ilişkin veriler sunuyor.

Proje yürütücüsü İÜ İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeker, İstanbul’da 959 mahalleyi inceleyerek tüm mahalleleri kapsayan bir gelir dağılımı analizi yaptıklarını bildirdi.

İSTANBUL’DA AYLIK ORTALAMA HANEHALKI GELİRİ 4 BİN 308 TL

Şeker, yapılan analizlere göre, İstanbul’da ortalama hanehalkı gelirinin aylık 4 bin 308 TL olduğunu, bu değerin yıllık 51 bin 696 TL’ye denk geldiğini söyledi.

Hanehalkı geliri açısından yapılan bu analizlerin, ilçe düzeyine indirgendiğinde ilçeler arası farklılıkların öne çıktığını belirten Şeker, ilçelerdeki ortalama hanehalkı gelir düzeylerine bakıldığında, Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy, Şişli, Sarıyer ve Üsküdar’ın hanehalkı gelir düzeyinin yüksek olduğunun gözlendiğini kaydetti.

AYLIK ORTALAMA HANEHALKI GELİRİ EN YÜKSEK BEŞİKTAŞ, EN DÜŞÜK SULTANGAZİ’DE

Şeker, Beşiktaş’ta aylık ortalama hanehalkı gelirinin 10 bin 560 TL, Kadıköy’de 9 bin 25 TL, Bakırköy’de 8 bin 845 TL, Şişli’de 7 bin 822 TL, Sarıyer’de 7 bin 308 TL ve Üsküdar’da 6 bin 987 TL olarak belirlendiğini söyledi.

Araştırmada, aylık ortalama hanehalkı gelirinin en düşük olduğu ilçeler ise 2 bin 30 TL ile Arnavutköy, 2 bin 128 TL ile Çatalca, 2 bin 172 TL ile Sultanbeyli ve 2 bin 187 TL ile Sultangazi olarak belirlendi.

‘EN YÜKSEK HANEHALKI GELİRİNE SAHİP 20 MAHALLEDEN 9’U BEŞİKTAŞ’TA’

İÜ İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeker, mahalle ölçeğinde hesaplanan hanehalkı gelirlerine bakıldığında, en yüksek hanehalkı gelirine sahip 20 mahalleden 9’unun Beşiktaş’ta olduğunu belirterek, Beşiktaş’tan Levazım, Bebek, Ulus ve Levent’in aylık ortalama hanehalkı geliri 15 bin TL’nin üstünde olan mahalleler olarak ilk sıralarda yer aldığını söyledi.

Gelir dağılımını gösteren bir ölçüt olan Gini katsayısını İstanbul için hesapladıklarını ifade eden Şeker, şöyle devam etti:

‘EN YÜKSEK YÜZDE 10 İLE EN DÜŞÜK YÜZDE 10 ARASINDAKİ FARK 10.3 KATINA ÇIKTI’

“Burada bulduğumuz değer 0,405 oldu. Bu değer 1’e yaklaştıkça gelir dağılımının bozulduğuna işaret ediyor. İstanbul’da en yüksek gelire sahip nüfusun yüzde 20’lik kesimi ile en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesimi arasında gelirden pay alma farkı 7.7 kata ulaştı. Bu oran, en yüksek yüzde 10 ile en düşük yüzde 10’luk kesimin karşılaştırılmasında 10.3 katına çıktı.

EN YÜKSEK GELİRE SAHİP NÜFUSUN YÜZDE 5’LİK KESİMİ, TOPLAM GELİRİN YÜZDE 21’İNİ ALIYOR

Araştırmada, İstanbul’daki gelirden kimin ne kadar pay aldığı da hesaplandı. Buna göre en yüksek gelire sahip nüfusun yüzde 5’lik kesimi, toplam gelirin yüzde 21’ini alıyor. En yüksek gelire sahip yüzde 10’luk kesim toplam gelirin 3’te birini alırken, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesim ise toplam gelirin yarısını alıyor. Yani, İstanbul’da yaşayanların yüzde 20’si gelirin yarısını alırken, geriye kalan yüzde 80’lik kesim gelirin diğer yarısını paylaşıyor.”

GELİR DAĞILIMI BEYOĞLU, BEYKOZ VE ATAŞEHİR’DE DENGESİZ

Şeker, mahallelerin ortalama hanehalkı gelirlerinden hareketle ilçelerdeki gelir dağılımının ne kadar dengeli olduğunu da incelediklerini ifade ederek, 0-100 arasında gelir dağılımı dengesizliğini gösteren bir endeks hazırladıklarını kaydetti.

Şeker, İstanbul’da gelir dağılımının en dengesiz olduğu ilçelerin başında Beyoğlu, Beykoz ve Ataşehir’in geldiğini, söz konusu ilçelerde yer alan bazı mahallelerin diğer mahallere kıyasla çok yüksek ya da çok düşük hanehalkı gelirine sahip olduğunu söyledi.

GELİR DAĞILIMININ GÖRECELİ OLARAK DAHA DENGELİ OLDUĞU İLÇELER: ÇATALCA, BAYRAMPAŞA, ESENLER, SULTANGAZİ VE BAĞCILAR

Sarıyer, Büyükçekmece ve Ümraniye’nin de gelir dağılımında dengesizliğin yüksek olduğu ilçeler arasında yer aldığını vurgulayan Şeker, gelir dağılımının göreceli olarak daha dengeli olduğu ilçelerin ise Çatalca, Bayrampaşa, Esenler, Sultangazi ve Bağcılar olarak tespit edildiğini kaydetti.

Gelir farklılıklarının kamusal ihtiyaçlara duyulan talepte farklılıklar oluşturacağına dikkati çeken Şeker, kamusal ihtiyaçlar açısından mahalle düzeyinde talep analizlerinin etkin bir şekilde yapılması gerektiğini vurguladı.

Bir Cevap Yazın